Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
E. 2023/5194 • K. 2024/4349 • 16 Aralık 2024
Karar Özeti
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/42 E., 2023/168 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Dosya içeriğine göre, temyiz eden Tasarruf Sigorta Mevduatı Sigorta Fonu ihbar olunan sıfatıyla davada yer almış olup, kararın hüküm fıkrasında ihbar olunan aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalı banka ile 08.05.1996 tarihinde düzenledikleri hukuk müşavirliği sözleşmesi gereğince davalının bir çok şubesinin üçüncü kişilerden olan alacaklarının tahsili amacıyla çeşitli icra dosyalarında davalıya vekaleten takipler başlattığını, bu takipler devam ederken davalının müvekkilini haksız olarak azlettiğini, müvekkili ile davalı aralarındaki sözleşme gereğince davalının müvekkiline başlatılan bu takipler nedeniyle %4 oranında teşvik primi ödemesi gerektiği gibi, karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretini de ödemesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıdan alacaklı bulunduğunu ileri sürerek; Adana Şubesi ile ilgili olarak 16.823,80 TL ve Çarşı Şubesi...
SAYISI : 2022/42 E., 2023/168 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Dosya içeriğine göre, temyiz eden Tasarruf Sigorta Mevduatı Sigorta Fonu ihbar olunan sıfatıyla davada yer almış olup, kararın hüküm fıkrasında ihbar olunan aleyhine hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; ihbar olunan vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin avukat olduğunu, davalı banka ile 08.05.1996 tarihinde düzenledikleri hukuk müşavirliği sözleşmesi gereğince davalının bir çok şubesinin üçüncü kişilerden olan alacaklarının tahsili amacıyla çeşitli icra dosyalarında davalıya vekaleten takipler başlattığını, bu takipler devam ederken davalının müvekkilini haksız olarak azlettiğini, müvekkili ile davalı aralarındaki sözleşme gereğince davalının müvekkiline başlatılan bu takipler nedeniyle %4 oranında teşvik primi ödemesi gerektiği gibi, karşı taraftan tahsil edilecek vekalet ücretini de ödemesi gerektiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıdan alacaklı bulunduğunu ileri sürerek; Adana Şubesi ile ilgili olarak 16.823,80 TL ve Çarşı Şubesi...
Tam metni ve tüm kararları görüntüleyin
Lextum.ai'ya giriş yaptıktan sonra sınırsız, süresiz ve ücretsiz erişebilirsiniz.