Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/15898 E., 2024/11165 K.
tarihli karar
Karar Künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi
- Karar Tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2021/15898
- Karar No
- 2024/11165
- Konu
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Özeti
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/46 Esas, 2018/170 Karar
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 04.06.2014 tarihli savcılık sorgusunda 2014 yılı Mayıs ayında İstanbul'a ve ilçelerine hiç gitmediğini beyan ettiği, ancak 19.11.2014 tarihli talimatla alınan sorgusunda ise 19 Mayısta İstanbula geldiğini ifade ettiği bu sebeple çelişkili ifadeleri olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca suçun sübut bulduğu kanaatine ulaşan mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan ilama konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
SAYISI : 2018/46 Esas, 2018/170 Karar
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanığın 04.06.2014 tarihli savcılık sorgusunda 2014 yılı Mayıs ayında İstanbul'a ve ilçelerine hiç gitmediğini beyan ettiği, ancak 19.11.2014 tarihli talimatla alınan sorgusunda ise 19 Mayısta İstanbula geldiğini ifade ettiği bu sebeple çelişkili ifadeleri olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca suçun sübut bulduğu kanaatine ulaşan mahkemenin takdir ve değerlendirmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinde yapılan değişiklikle uzlaşma kapsamına alınmış olması anlaşılmakla; tekerrüre esas alınan ilama konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre söz konusu ilam veya adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Tam metni ve tüm kararları görüntüleyin
Lextum.ai'ya giriş yaptıktan sonra sınırsız, süresiz ve ücretsiz erişebilirsiniz.
Yargıtay Kararlarından
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/9296 E., 2024/13758 K.7 Ekim 2024
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5085 E., 2024/13757 K.7 Ekim 2024
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/5074 E., 2024/13756 K.7 Ekim 2024
- Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20728 E., 2024/11208 K.7 Ekim 2024
- Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7568 E., 2024/9629 K.7 Ekim 2024
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2023/28440 E., 2024/13913 K.7 Ekim 2024