Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/281 E., 2024/614 K.
tarihli karar
Karar Künyesi
- Mahkeme
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi
- Karar Tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas No
- 2024/281
- Karar No
- 2024/614
Karar Özeti
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Asıl dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptal tescil, aksi halde emsal bir dairenin tapuda tescili, olmadığı taktirde daire bedelinin tahsili; birleşen dava kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama esnasında 25.10.2013 tarihli ek karar ile birleşen dosyanın kesinleştiğinden bahisle birleşen davada davacı vekilinin ek vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 25.10.2013 tarihli ek kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Bir hükmün, şeklen kesinleşip kesinleşmediğini, eş deyişle şekli kesinlik kazanıp kazanmadığını tespit etme, maddi anlamda “kesin hüküm” vasfını kazanıp kazanmadığının ve o ilamın kesin hüküm etkisine haiz olup olmadığının ön koşuludur (HMK. m. 303/1) Başka bir ifade ile, "kesin hüküm" etkisinin başlaması için ilamın usulen kesinleşmiş olması yasal olarak zorunludur. Bu hususu tespit etme, mahkemenin yargılama faaliyetinin bir parçasıdır ve bu faaliyetinin kapsamındadır. Hakim bu tespiti yapmakla, görülmekte olan davanın nihayete erdiğini belirlemiş olmaktadır. Kesinleşmiş bir karara, “kesinleşme şerhinin” kim tarafından ve nasıl verileceği ise, hukuki veya fiili bir engel bulunmadıkça kararı veren mahkemece yapılması gereken bir usul işlemidir.
Asıl dava, kooperatif ortaklığına dayalı tapu iptal tescil, aksi halde emsal bir dairenin tapuda tescili, olmadığı taktirde daire bedelinin tahsili; birleşen dava kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil istemine ilişkindir. Davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama esnasında 25.10.2013 tarihli ek karar ile birleşen dosyanın kesinleştiğinden bahisle birleşen davada davacı vekilinin ek vekalet ücreti talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin 25.10.2013 tarihli ek kararı asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Bir hükmün, şeklen kesinleşip kesinleşmediğini, eş deyişle şekli kesinlik kazanıp kazanmadığını tespit etme, maddi anlamda “kesin hüküm” vasfını kazanıp kazanmadığının ve o ilamın kesin hüküm etkisine haiz olup olmadığının ön koşuludur (HMK. m. 303/1) Başka bir ifade ile, "kesin hüküm" etkisinin başlaması için ilamın usulen kesinleşmiş olması yasal olarak zorunludur. Bu hususu tespit etme, mahkemenin yargılama faaliyetinin bir parçasıdır ve bu faaliyetinin kapsamındadır. Hakim bu tespiti yapmakla, görülmekte olan davanın nihayete erdiğini belirlemiş olmaktadır. Kesinleşmiş bir karara, “kesinleşme şerhinin” kim tarafından ve nasıl verileceği ise, hukuki veya fiili bir engel bulunmadıkça kararı veren mahkemece yapılması gereken bir usul işlemidir.
Tam metni ve tüm kararları görüntüleyin
Lextum.ai'ya giriş yaptıktan sonra sınırsız, süresiz ve ücretsiz erişebilirsiniz.
Yargıtay Kararlarından
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3920 E., 2024/1200 K.13 Şubat 2024
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3910 E., 2024/1199 K.13 Şubat 2024
- Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2023/3898 E., 2024/1198 K.13 Şubat 2024
- Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/361 E., 2024/612 K.13 Şubat 2024
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/564 E., 2024/1134 K.13 Şubat 2024
- Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/8343 E., 2024/1119 K.13 Şubat 2024